>

Güldüren Mesajlar

Güldüren mesajlarla sevdiklerinizi neşelendirin! Kısa, uzun ve resimli komik mesajlar ile sosyal medyada paylaşabileceğiniz en güzel ve eğlenceli sözler bu yazıda sizleri bekliyor.


 

En Komik ve Güldüren Mesajlar

Hayata neşe katmak ve sevdiklerinizin yüzünde bir tebessüm oluşturmak istiyorsanız, güldüren mesajlar tam size göre. Herkesin yüzünü güldürebilecek, kısa ama anlamlı, uzun ama eğlenceli mesajlar ile arkadaşlarınıza eğlenceli anlar yaşatabilirsiniz. WhatsApp, Instagram ve diğer sosyal ağlarda paylaşabileceğiniz komik sözleri sizler için bir araya getirdik. Herkesin sevdiği, sıcak ve samimi bir espriyle dolu bu mesajlar, gününüze renk katacak. Hem eğlenceli hem de etkileyici bir mesaj arıyorsanız, anlamliguzelsozler.com.tr sitemizden derlediğimiz bu sözler tam size göre. Sevdiklerinize en komik ve eğlenceli mesajları göndermek artık çok daha kolay!

Güldüren Mesajlar 2026

Aşağıda sizler için birbirinden eğlenceli güldüren mesajları listeledik. Sevdiklerinize göndererek onları neşelendirebileceğiniz bu komik sözler, herkesin yüzünde gülümseme bırakacak.

 
Geçen markete girdim; bana bir çakmak lazım dedim. Marketçi arkaya geç, geliyorum. Dedi. Neye uğradığımı şaşırdım. Hala şoktayım.
Yolda sigara içen amcaya içme amca içme sağlığa zararlı dedim bana mı zararlı, sağlığa zararlı dedi bir sigara da ben yaktım lan.
Millet ruh ikizini buluyor, ben 15 dakikadır çorabımın diğer tekini bulamadım. Nerde yanlış yapıyorum acaba.
Babam bana sinirlenip ‘cezalısın odana çık’ dedi. Bizim ev tek katlı, üzülmesin diye çatıya çıktım, kiremitten yazıyorum.
Tv’de heyecanlı bir şey olduğu zaman “nefesler tutuldu” deniyor. Kim bu nefesini tutan beyinsiz anlamıyorum.
Otobüste ayağa kalktığımda yanımdakinin “inecek misiniz?” Sorusuna “yoo donumu düzeltcem” deyip tekrar oturmak istiyorum.
“Mal” beyanında bulunmak istiyorum. Kolundan tuttuğum gibi vergi dairesine götürmek istediğim “insanlar” var!
Fön çektirdikten hemen sonra yağmura yakalanan kadın kadar tehlikeli çok az şey var bu dünyada. Yanaşmayın derim.
Hap yazma yutamam, şuruptan midem bulanır, iğneden de korkarım. Diyen ergene “muska mı yazayım?” Diyen doktora saygılar.
Sınavdan çıktığımda: 85 arkadaşlarla konuştuğumuzda: 65 kontrol ettiğimde: 45 hoca söylediğinde: 25 arabada: 5 evde: 15…
Yabancılarda isim kısaltması;- Jessica- Jess Türklerde isim kısaltması;- Ali- Aliş
“Özledim” mesajı bekleyen onca insan var ki. Rastgele bir numaraya ‘özledim’ diye mesaj atsan, yetim doyurmuş kadar olursun yani…
Erkek ulaşamadığı kadına “telefonu duymadı galiba” der, kadın ulaşamadığı erkeğe, “aradığımı görüyor da açmıyor” pislik der.
Evde kalmış kızlar; müjde! Adınızı, soyadınızı, yaşınızı, boyunuzu, kilonuzu aralarda boşluk bırakarak yazın, 3535'e gönderin. Turşunuzu biz kuralım…
Derste “hep aynı parmakları görüyorum” diyen hocama; değişik olsun diye, orta parmağımı kaldırdım. Dersten attı, mağdurum!
Rahmetliyi nasıl bilirdiniz? – Rihanna gibiydi + Açılın cenazeyi ben yıkarım.
Anne ben niye kimseyi sevemiyorum, bu şanssızlık genetik mi? Dedim, “o senin bireysel mallığın bizi karıştırma” dedi, hemen sustum.
Tişörtü ters giyince kafayı çıkarmadan sadece kolları çıkartıp düzeltenlerden zarar gelmez sevin onları.
Flört ettiğim kız “ilişkimizin adını koyalım mı artık!” Deyince “Ethem olsun bari” dedim; “dedemin adı”. Kızıp gitti. Bence güzeldi oysa.
Kız arkadaşımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye başkalarının kız arkadaşlarını kullanıyorum.
Merdivenlerden düştüğümü gören ve buna rağmen “düştün mü?” Diye soran mal. Yok, düşmedim. Benim iniş tarzım böyle.
Annemin hayır dediği bir şeye babam; izin verince anneme attığım bakışın tarifi yok.
Ne kadar çok param olursa olsun sinyal sesinden sonra mesaj bırakmaya cesaret edemiyorum.
Şimdiki Aşklar SMS paketleri gibi, haftalık veya aylık. Haa bir de her yöne olanlar var…
Bu mesaj özel bir frekansla gönderilmiştir. Zekilerde hafıza kaybı, aptallarda kısa süreli körlük gaylerde bir anlık gülümseme yapar.
Hani dilimizin ucuna gelip de söyleyemediklerimiz var ya; Allah o cümlelerin yolunu açık etsin!
Küpe takan kızları hiç sevmiyorum… O ne öyle erkek gibi…
Babamın karşı komşusu hakkındaki yorumu: “bu adam da çok kılıbık. Ben ne zaman balkonu yıkasam, o da çamaşır asıyor!
Anneme bugün işe gitmeyeceğim dedim, ütü yaptık, bulaşık yıkadık şimdide dest-i izdivaç izleyip fasulye kırıyoruz, not: pişmanım!
Eskiden müşteri hizmetlerinden sadece mesaj gelirdi, şimdi de aramaya başladılar. Yakında içip içip kapımıza dayanırlarsa hiç şaşırmam…
Niye öyle aptal aptal bakıyorsun? Benim ben, cep telefonun. Çantanda durmak boğucu ve karanlıktı. Beni çıkardığın için teşekkür ederim!
Mesela “İyi günler” dediğim birisi akşam olunca yanıma gelip, “Allah razı olsun senden, günüm güzel geçti” dese. Beni sevindirse.
Yerlere çöp atmayın yazısını okuduktan sonra çöplerini havaya atmaya başlayan arkadaşı kutluyorum.
Bir kadının fotoğrafını çektiğin an ile “dur bir bakayım nasıl çıkmışım” demesi arasında geçen süreye ışık hızı denir.
Balık olmak ne güzel, düşünsene. — Ayrıldık kanka + Unutursun – Neyi + Ne neyi – Sen kimsin?
Şeytanlı filmlerden anladığım kadarıyla, eve şeytan girmesi için evin dubleks olması gerekiyor. İçim rahat, çayımı yudumluyorum.
Annemin anlattığına göre ”el alem” diye bir insan topluluğu var her konuda bizden öndeler la.
Annemin damatları için yorumu: “bütün öküzler de bizi buluyor” nasıl ot yetiştirdiysem artık!
+ Kanka İngilizce 1 ne demek?- one + sen nerden bileceksin ki Allah’ın cahili – yani van +yok Hakkâri geri zekâlı…
Şu anda her 100 kişiden 35i uyuyor, 10u yemek yiyor, 25i çaIışıyor,10u araba sürüyor, 4ü ders çalışıyor, 1 tane salak da elinde telefon mesaj okuyor…
Sana bir şey söyleyeyim mi? Bir daha beni rahatsız etme. Benim pisliklerle işim olmaz. Allah kahretsin seni. Hayatımı mahvettin alçak sigara.
Bazen evi arabayı satıp şöyle bir deniz kenarına yerleşeyim diyorum, tabi bunun için önce ev ve araba almam gerek.
Ölmeden önce arka sokakların finalini görebilecek miyim onu merak ediyorum.
+Adın ne? -Mine +Hmm -Dalga geçmeyecek misin? +Aaa, deli mi ne?
Arabayla yolda giderken eski sevgilimi gördüm yine yol verdim. Mutluyum.
Eski zamanlarda trip yapan kız da hiç çekilmezmiş ha. Sen günlerce mektup bekle, cevap “peki.” Olsun. İnsan katil olur valla.
Bugün saçını ütüleyen kız yarın çamaşır makinasında yıkanır.
Amerikalı çocuk babasına ‘hi Jack’diyor. Ben ‘Selam Hasan’ desem beni çaydanlıkla döver.
Şu arabesk rap yapanlar sevdiklerine kavuşsalar da bizde huzura kavuşsak.
-Dur gitme-Ne oldu? -Hiiçç sadece duracak mısın diye merak ettim şimdi git.
Bazen pencereyi açıp uzaklara bakıp hayallere dalmak istiyorum, sonra karşı evdeki teyzeyi don asarken görüyorum tüm hevesim kaçıyor…
Tanrıdan bir çiçek istedim, o bana bir bahçe verdi. Tanrıdan bir ağaç istedim, o bana bir orman verdi. Tanrıdan bir salak istedim senin numaranı verdi.
Aşkım retrikasız foton var mı? + AI aşkım. — Cabbar abi sen misin?
—Aşkım annem annen olsun mu? +Mal o zaman kardeş oluruz…
Sevgilisine taksitle hediye alıp taksiti bitmeden ayrılan adamın dramını film yapsam milyonları ağlatırım gibime geliyor.
Elin oğlu uzayda yaşamı araştırıyor bizimkiler sigaranın külünü hiç dökmeden sonuna kadar içebilmenin peşinde.
Çakmak doğada 300 yılda, arkadaşlarımın yanında 10 dakikada kayboluyor.
“Max yiyen adam mı daha fakir magnum alınca düşmesin diye şekilden şekle giren adam mı?”
Türkiye’nin genetik bilimi; babayı kızdıran çocuk “anne”ye, anneyi kızdıran çocuk “baba”ya çekmiştir.
Kasımda aşk başka değildir. Kasımda aşk yoktur. Okul vardır, sınavlar vardır, stres vardır, soğuk vardır.
Biri “Sinemaya fazla biletim var, gelir misin?” dese,” Geri zekâlı mısın, niye fazla bilet alıyorsun ki?” diye sorarım. Bu yüzden yalnızım.
+Adın ne ?-Saniye +Hmm -Dalga geçmeyecek misin?+Dur bir saniye…
—Marmara Üniversitesi -İstanbul Üniversitesi -Boğaziçi Üniversitesi benim sayemde 3 üniversite okudunuz hayırlı uğurlu olsun…
Kadın kamyon şoförü duvar yazısı: “Torpidomda aseton yoksa da güzelim, ben ojemi mazotla da silerim”
Fareye deney yapmışlar; viski, votka vermişler hepsinde oynamış zıplamış. Rakı vermişler elini masaya vurmuş “o kedi buraya gelecek” demiş.
Selam bu mesajı ben yani cep telefonun yazdı, beni çok seviyorsun biliyorum çünkü hiç yanından ayırmıyorsun, lütfen tuşlarıma yavaş bas ve kapağımla zırt pırt oynayıp durma…
Aşkım biz neyiz simdi? + Aşkım dediğine göre bacanak olmalıyız.
Bu güzellik, bu zekâ, bu akıl, hele şu anlam dolu gözlerin büyüsü, Allah bütün güzellikleri bir yerde toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim eee senden naber…
Aslında ben seni olduğun gibi kabul ederim de sen ‘olmamışsın’ sorun orda.
Facede o kadar çok özlü söz okudum ki, babam “üşüdüm” dese, kalın giyin demem, “üşümek güzeldir eğer seni ısıtacak biri varsa” derim.
Edebiyat yapma! Felsefe yapma! Caz yapma! Artistik yapma! Bu ülkede kültür ve sanatın bu kadar geliştiğine şükretmek lazım—Kızım! Ben sana demedim mi odanı topla diye ?+Demedin -Demem mi lazım?
Keşke her sabah alarm çaldığında polisler kapıyı kırıp, “yat yat yat” diye bağırsa da geri yatsak…
Gidişine illa bir isim konulacaksa. Mal kaybı diyelim.
Kopya düzenine göre oturan öğrencilerin; yerlerinin değiştirilmesi sonrası bakışması, en hüzünlü ayrılık sahnesinde bile yok.
Ağladığımı gördüğü halde bana gelip de; ağlıyor musun? Diye soran mala; yok, ben gözümden işiyom diyesim var.
Eğer bir kızın profil fotoğrafları belden yukarı ise kısa boylu, omuzdan yukarı ise şişman, sadece gözleri görünüyorsa kaçın!
Hakikaten telefondan böyle bir msj gelse ne yapardık acaba? Şahsen benim telim bu kadar iyimser ve nazik olmazdı.
Hayatta iki şeye dikkat edin. Bir, yolda yürürken kavşaklara. Bir de yüzünüze gülen yavşaklara.

Diğer Mesajlar Yazıları