>

Mesnevi Sözleri

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin Mesnevi’si, asırlardır insanlığa ışık tutan, derin anlamlar içeren bir eserdir. Sevgi, hoşgörü, sabır ve insanın kendini keşfetme yolculuğunu anlatan en güzel, anlamlı ve etkileyici sözleri sizler için derledik. Kısa, uzun ve resimli olarak hazırladığımız yeni Mesnevi sözlerini WhatsApp, Instagram gibi sosyal medya platformlarında paylaşabilirsiniz. Anlamliguzelsozler.com.tr olarak, Mesnevi’den ilham verici en güzel sözleri bir araya getirdik.


Mesnevi’nin Derin Manalarını Keşfedin

Mesnevi, sadece bir kitap değil, ruhu besleyen bir kaynaktır. İçinde hayatın özüne dair birçok anlam saklıdır. Sabır, aşk, dostluk, tevazu gibi kavramları derinlemesine işleyen Mevlânâ’nın sözleri, bugün de insanlara rehber olmaya devam ediyor. En güzel ve anlamlı Mesnevi sözlerini sizler için özenle derledik. Bu sözleri okuyarak hayatınıza anlam katabilir, sevdiklerinizle paylaşarak onların da bu eşsiz öğretilerden ilham almasını sağlayabilirsiniz. Anlamliguzelsozler.com.tr’de Mesnevi’nin en etkileyici ve duygu dolu sözlerini keşfetmeye hazır olun.

Mesnevi’den Anlamlı Sözler 2026

Aşağıda sizler için çok güzel sözleri bir araya getirip listeledik. Mesnevi’nin ruhunu yansıtan en anlamlı ve etkileyici sözleri keşfedin ve paylaşın.

 
Allah’tan başka herkes düşmandır, dost O’dur. Şu hâlde dosttan düşmana şikayetlenmek iyi bir şey mi?
Allah, alemi bir kere kün (ol!) demekle yaratmaya gücü yetmez miydi? Bundan şüphen mi var?
Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
Gül, o güzel kokuyu, dikenle hoş geçinmekle kazandı.
Sana bazen sensin derim, bazen de benim derim. Ne dersem diyeyim, ben aydın ve parlak bir güneşim.
Aşk-ı zikretmek için, söz dudağa gelmeden önce, cemre gibi yüreğe düşmelidir.
Gönül isterse el, parmaklarla hesaba girişir yahut kitap yazar.
Senin mağlubundum, senin sarhoşundum. Elim senin kuvvet ve kudretinle bağlıydı. Padişah mağlup olana acımaz mı? Mağlup, adeta yok demek değil midir?
Peygamber, Allah’tan cenneti istiyorsan kimseden bir şey isteme. Kimseden bir şey istemezsen ben kefilim, cennete de girersin, Allah’a da ulaşırsın, dedi.
Huy peşinde yürü, iyi huyluyla düş kalk. Gül bağına bak, nasıl gülün huyunu almış.
Ey Allah, feryadımıza yetiş; sen ne güzel yardımcısın! Ey Allah, yüz binlerce tuzak ve yem var, bizler de yemsiz kalmış halis kuşlar gibiyiz. Sen bizi her zaman tuzaktan kurtarmaktasın. Ey gani ve müstağni Allah, biz yine bir tuzağa doğru gitmekteyiz!
Her şey maşuktur, aşk bir perdedir. Yaşayan maşuktur, aşık bir ölüdür.
Dünya; dedikodu, tartışma ve bahis kuyusudur. Bu kuyuya düşersen sağlam çıkamazsın.
Sır gibi seversen eğer, muradın gerçekleşir. Çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir.
Kınamak, kaynatılmış ilaç ve hap gibidir; içer yahut yutarsa uzun bir müddet ıstırap ve elem içinde kalırsın. Tatlı yersen onun zevki bir andır, tesiri öbürü kadar sürmez.
Nuru bir su bil, suya yapış, suyu elde ettin mi ateşten korkma! Ateşi su söndürür.
Nakşın eli yok ki, müdafaa edebilsin. Konuşmaya iktidarı yok ki; zararını, faydasını söylesin.
Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.
Dildaşlarından ayrı düşen, yüz türlü nağmesi olsa bile dilsizdir.
Sabır ilacı, gözlerin perdesini yakar, göğüsleri, gönülleri yarıp açar.
Acz, nidanın madenidir. İhtiyaç duanın menbaıdır.
Sen de var olarak görünen deriden ibarettir. Fâni görünen yok mu? Asıl var olan odur işte!
Nefsi en iyi şu dört şey terbiye eder: Susmak, açlık, yalnızlık, uykusuzluk.
Başımı o denizden çıkarayım desem! Balığım ya; nefesim kesilir.
Yunus Emre bir gün Mevlânâ’ya Mesnevi’yi sen mi yazdın? diye sorar. O da evet! deyince: Uzun yazmışsın. Ben olsam: Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm derdim biterdi. Demiş.
Suskunluğum asaletimdendir, yoksa her söze verilecek cevap vardır. Lakin! Bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Mademki topraktakilerin feryadından kaçmaktasın. Kederlilerin yüreğine niye gam saçarsın?
Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır.
Şüphe yok ki kötü bir arkadaş olan nefis, yırtıcı bir kurttur. Sen ona bak, ne diye her arkadaşa bahane bulup duruyorsun?
Yalnızlık Allah’a mahsus her canlı bir eş arar, taşın kalbi yok ama onu bile yosun sarar.
Cahilin eziyetlerine sabretmek, ehil olanlara ciladır. Nerede bir gönül varsa sabırla cilalanır.
Nice ihlas sahibi vardır ki ağlar, sızlar, dua eder. Duasındaki ihlas dumanı da göğe kadar gider.
Emek ver, kulak ver, bilgi ver, ama sakın boş verme.
Gönlü, gönül vermekten başka bir şeyle elde edemezsin.
Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerek.
Baharların tesiriyle yaş yeşerir mi? Toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin.
İyi suyun tadını tatmayan kör kuşa, acı su kevser görünür.
Sabırlı kuş, bütün kuşlardan daha iyi uçar.
Ey aşağılık dünya ayrılığına sabredemeyen dost, Allah ayrılığına nasıl sabredeceksin?
Kul, efendisinin huzurunda değilken de kulluğunu korur, itaatten çıkmazsa bu kulluk, iyi ve hoş bir kulluktur.
Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken bulunmaz.
O kurban günü, korkunç bir kıyamettir. Müminlere bayramdır, öküzlere helak olma günü.
Huzurda bulunan biedep kişi, huzurda bulunmayan kişiden daha hoştur. Halka da eğridir ama nihayet kapıda değil mi?
Yavaşlık, Allah ışığıdır. Çabukluk ise Şeytanın dürtmesinden meydana gelir.