Edip Cansever Sözleri: Derin Duygularınızı Anlatacak Anlamlı Sözler
Edip Cansever, derin duygularla kaleme aldığı dizeleriyle pek çok kişinin ruhuna dokunmuştur. Güzel ve etkileyici sözleriyle, insanın iç dünyasındaki karmaşayı ve sevgiyi en yalın şekilde anlatır. Sizler için seçtiğimiz Edip Cansever sözleri, duygularınızı kısa ve uzun cümlelerle ifade etmenizi sağlar. Bu anlamlı ve duygusal sözleri WhatsApp, Instagram gibi sosyal ağlarda paylaşarak, sevdiklerinizle derin hislerinizi paylaşabilirsiniz. Yeni ve klasik sözler arasında mutlaka sizi yansıtan bir cümle bulacaksınız. Edip Cansever’in en güzel ve anlamlı sözlerini daha fazlasıyla keşfetmek için anlamliguzelsozler.com.tr adresine göz atmayı unutmayın.
Edip Cansever Sözleri 2026
Aşağıda sizler için en güzel Edip Cansever sözlerini listeledik. Kısa ve uzun seçeneklerle bu anlamlı sözler, duygularınızı en iyi şekilde ifade etmenize yardımcı olacak.
Uzanır kırlara doğru Yalnızlığı olan. Bu saatte sessizlik acıdır gelecektir parka yalnızlığı duyan.
Bırakmak bırakılmak demeyelim. Durmadan yer değiştiriyor anlamlar da. Ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden. Sanki kış aylarında bir uçurumda…
Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak. Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.
Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan.
Sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek var. Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa. Bir çiçek geliyorsun yer altı çevresinden. Bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla.
Her yalnızlık bir ihtilaldir.
Bir canavar gibi düşünün isterseniz herkes kendi düşündüğüyle kalacak.
Uyurken uyandırılmış gibi Beni bir sardunya büyüttü belki.
Çıkmazlarda üst üste birikmiş ufuklar kadar derindim.
Hava soğudu Kasım’ın son günleri. Kar yağacak bembeyaz olacak unutulmuşluğum.
Başka değil yokluğu görmek için. Kirli ağustos! Göz kapaklarımı da yaktım sonunda.
Bir bakın uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim.
Sevmelerin ustasıyız güzel şaşkınlıkların. Önce yüreklerimizi alıştırmışız buna sonra kafalarımızı. Ki bu yüzden içimiz hiçbir zaman yoksul değil Yoksul olmadı.
Susmanın su kenarındayız bugün. Ne kadar sevgiyle konuşsak… Korkuyoruz göz göze gelince.
Ah şu yağmurlar durmasa ya ne güzel ıslanıyor ilkyaz ne güzel ne güzel ne güzel denize zorla sokulmuş ağlamaklı bir çocuk gibi.
Ben sanki bir gazetenin hiç okunmayan yerlerindeyim.
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.
Bir sokakta bir aşağı bir yukarı… Saatlerce dolaşanların hemen hemen bildiği… Amansız bir güceniğim.
Gitsem de her yerde biraz vardır. Hatırda zamansız bir plak… Bir otel kapısı biraz istasyon… Vardır o seninle birlikte olmak. Buluşur çok uzaktan ellerimiz. Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
Niye olmalı öyleyse. Aşk mutlu bir sürgünlükse…
Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan. İnce bir org sesini sürükleyerek… Benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya. Hepimiz kayboluyoruz.
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk hiçbir yere gitmiyor.
Sınırsız bir uykusuzluktur böyle. Her yolculuğum benim. Koşuşan geyiklerle dopdolu ve uçan balıklarla…
Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana.
Ben yorgunum anlamaktan bir duvar bir tebeşir gibi yazmaktan yazılmaktan.
Bugün de başlamayı unutuyoruz. Herkes birbirine bakıyor. Bulan bulana kendini.
Doğasın sen doğasın yarat beni yeniden. Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık…
Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır beş mevsim yaşarım yılda.
Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.
Oysa hep yanımdasın seninle her şey yanımda. Kırıp dökük de olsa yanımda. Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda. O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan. Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun…
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
İçime siner mahallenin kokusu. Gökyüzü karışıksa kuşların işi… Ya içim içime sığmıyorsa Ne denir kötüdür insanların gidişi.
Kimsenin öldüğü yok yaşadığı da herkes biraz var o kadar.
Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki. Uçup uçup konuyoruz yerlerimize. Bir konfeti demetinden kopmuş gibi. Düşlerimizden saçılmış gibi.
Ama biz dağınık kaldık. Sevgimizle sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle yitikliğimizle. Her neyse her neyse…
Sanırım hiçbir şeyin öyle pek tamamlanmadığı. Bir çağda yaşıyordum. Ve bütün eksik kalmaların… Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet Abi. Biz eskiden seninle İstasyonları dolaşırdık bir bir.
Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.