>

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri

Ümit Yaşar Oğuzcan sözleri, duygusal derinlikleri ve etkileyici anlatımı ile okuyuculara hitap eden güzel ifadelerdir. Bu sözler, hayatın anlamını, aşkı, dostluğu ve hayalleri sorgulayan anlamlı cümlelerden oluşur. Anlamliguzelsozler.com.tr olarak, sizler için derlediğimiz bu sözleri, sosyal medya platformlarında paylaşarak, hislerinizi ifade edebilir ve sevdiklerinizle duygularınızı paylaşabilirsiniz. WhatsApp ve Instagram gibi platformlarda bu sözler ile ruh halinizi yansıtabilir, duygusal anlarınızı ölümsüzleştirebilirsiniz.


 

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri

Ümit Yaşar Oğuzcan, Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olarak, yazdığı şiirler ve sözlerle birçok insana ilham vermiştir. Onun sözleri, hayata dair derin gözlemler ve duygusal ifadelerle doludur. Anlamliguzelsozler.com.tr olarak, sizler için derlediğimiz bu güzel sözleri paylaşarak, hayatınıza anlam katabilir ve sevdiklerinize duygularınızı aktarma fırsatı bulabilirsiniz. Kısa ve uzun formlarda yer alan bu sözler, sosyal ağlarda paylaşmak için mükemmel birer seçenek sunuyor.

Ümit Yaşar Oğuzcan Sözleri 2026

Aşağıda sizler için Ümit Yaşar Oğuzcan’a ait çok güzel sözleri bir araya getirip listeledik. Bu sözler, edebiyatın derinliklerinden gelen etkileyici ifadelerle doludur. Hem kısa hem de uzun seçenekleriyle, bu anlamlı sözler sevdiklerinizle paylaşmak için harika bir kaynak oluşturuyor.

 
Gökyüzü güneş olsa; sensiz karalıktayım.
Öyle bir gel demelisin ki, mesafeler anlamını yitirmeli.
Aşk başlamadan güzel bakışlarda korku olduğu zaman güzel birbirimize sezdirmemek. İçin çırpınış başkaları görmesin diye çabalayış gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman.
Bırakma beni sevdiğim, gidişine dayanamam. Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam. Dönerim dersin ama kadere inanmam. Bıraktığın anılarınla ben sensiz yaşayamam.
Ben akıllı kadınları severim: düşünen, az konuşan, çok bilen. Her yerde, her zaman nazı çekilen.
Kadındın, ama önce insan. Güzeldin, ama önce iyiydin.
Kal dersen, dağlarca severim seni, bir deniz olurum ayaklarında, aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz, kalbim duruverir dudaklarında.
Ve deler sevgi dolu yüreğini sevgi bilmeyen bir kurşun.
Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm hiç bir ayrılık bana bu kadar koymadı.
Bu nasıl sevgi böyle? Bu nasıl tutku? Bu nasıl özlem? Ne zaman gözlerini görsem bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum.
Bütün sevgililer, dostlar gitti bir sen kaldın kadınım beni terk etmeyen, batan gemilerin kaptanları gibi denizlerin ortasında ölümü bekleyen.
Ne vardı yaşamak ağır bir yük olmasaydı.
Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde, cümle düşmanlarımı affettim.
Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim.
İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem. Böyle durup durup senden ayrılmak varsa, orada bir mezar kazılır benim için ayrılığın nerede başlarsa.
Her şey kurşuni bir renk almış, soğuk bozkırlardır uzayan önümüzde kime baksan o yüz; veremli, soluk tek mavi kalmamış gökyüzümüzde.
Kendi içime eğildim bugün; yine seni buldum.
Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın, denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın, öylesine yıktın ki bütün inançlarımı; beni bensiz bıraktın, beni sensiz bıraktın.
Kadrini, kıymetini bilmediğim hayali ile bahtiyar olmadığım otuz yıl arayıp bulmadığım geleceklerden af diliyorum.
Hani hiç bitmeyecek sandığım güzellikler? Ne sevinçler, arzular ve neler vardı gitti. Kalakaldım ortada böyle ben param parça, her gelen yüreğimden bir şey kopardı gitti.
Sevgimi anlamadığın ve ona saygı göstermediğin anda ölebilirim. Karşılık vermediğin anda değil.
Boşuna değil pazarları sevmeyişim. Durup durup içimin kararması, gözlerimin dolması apansız boşuna değil.
Gül biraz; bunca keder, bunca gözyaşı dinsin, gül biraz; şu gök kubbe kahkahanı işitsin. Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat, gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin.
Unutma ki her seven isimsiz bir kahramandır. Unutma ki insan; sevebildiği kadar insandır.
Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim. Beni bekliyorsan, uyumamışsan, sevinçten kapında ölebilirim.
Daha çok aldanacağız yaşadıkça. Anlaşana bu ilk aldanışımız değil.
Denizlerim senin kıyılarında sakin. Bırak ellerim avuçlarında kalsın.
Oysa şimdi neredeyiz, neyiz bak her umut belirtisinden uzağız. O sevilmiş gözlerde saf ve berrak bir ayna bile yok bakacağımız.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir. Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki.
Yalan değil değiştiğim, yalan değil şimdi her şarkı beni ağlatır deli eden insanı zaman değil zamanı unutmamak kahirdir.
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun? Bir aşk çizgisi var her şeyden öte, o çizgiden başka bütün çizgiler aşkı tüketmede.
Ben şair, sen baştan aşağı şiir.
Ne zaman seni düşünsem, yalnızlığım aklıma gelir.
Dün bir fotoğrafta gözlerini gördüm. İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın.
Sana şiirler okuyacağım, gitme güneşler doğacak yalnızlığımdan, sana bir ışık getireceğim büyük aydınlığımdan.
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne?
Konuşacak birini bulmak kolay da, susacak birini bulmak zor.
Tut ki iki noktayız, birbirinden uzak bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum. Sonra bir ev yaparak çizgilerden içine seni yerleştiriyorum.
Bir gün gelir de unuturmuş insan en sevdiği hatıraları bile. Bari sen her gece yorgun sesiyle, saat on ikiyi vurduğu zaman, beni unutma. Çünkü ben her gece o saatlerde seni yaşar ve seni düşünürüm.
Sonra tren durdu, indik, yollarımız ayrı ayrıydı. Şimdi, o gün verdiğin yalnızlığı yaşıyorum.
Ben senin en çok sesini sevdim, buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi, önce aşka çağıran, sonra dinlendiren bana her zaman dost, her zaman sevgili.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir. Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk, erken içeceğimiz bir ilaç gibi. Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm, o beyaz hayalsin uzakta.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir.
Nice güzellikler gördüm yeryüzünde, en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak.
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne tuttum, ta içime oturttum seni aldım, okşadım saçlarını, öptüm içtim yudum yudum güzelliğini.
Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam; seni özlediğim içindir.
En ağır işçi benim; gün yirmi dört saat, seni düşünüyorum.
Bu kadar uzak olup, kalbimde uyuman ne tuhaf.
Ayrılık diye bir şey yok. Bu bizim yalanımız. Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan benimle meydan oku her çaresizliğe benimle uyu, benimle uyan birlikte varalım on üçüncü aylara.
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var. Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin.
Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın seninle her yerde güzel, her zaman yeni istemem, sensiz hatırlamasınlar beni.
Yoruldum, her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
Her şey güzeldi bir zaman, çok önce şehirler, insanlar, güneş deniz mutluluğumu görebilirdiniz çökmeseydi içime bu son gece.
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin.
Biraz kül, biraz duman. O benim işte Kerem misali yanan. O benim işte inanma gözlerine ben ben değilim. Beni sevdiğin zaman. O benim işte.
Bir ateşim yanarım, külüm yok dumanım yok sen yoksan. Mekânım belli değil, zamanım yok, fırtınalar içinde beni yalnız bırakma, benim senden başka sığınacak limanım yok.
Şerefsiz ellerin şerefe kaldırdıkları şişeler, kadehler o cam kırıkları götürün, götürün bu aydınlıkları içimde güz başladı ilkbahar değil.
Yıkılmak, ezilmek her gün biraz daha dostlar değişiyor aldanmalar değil, aksimizden eser yok şimdi o sularda çirkin olan biziz, aynalar değil.

Diğer Özlü Sözler Yazıları